| Bronş kanseri belirtileri ve tedavisi |
|
|
Bronş kanseri: Son yıllarda akciğer kanseri vakalarına çok sık rastlanmaktadır. Sonu mutlaka ölüm olan bu hastalığın çok erken teşhis edilerek tedaviye gidilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte tedavi edilen vakaların iyileşme oranı yüzde 25'i geçmemektedir. Akciğer kanseri tüm kanser vakalarının yüzde 10–3 5'ini oluşturur ve genellikle 50–60 yaşlan arasında görülür. Bu nedenle, uzun süreli kuru öksürük, belirsiz sırt ağrısı söz konusu olduğu takdirde bir doktora başvurmalıdır. Akciğer tümörlerinin büyük bir bölümü, büyük bronşlardan doğmuş bronş kanserleridir. Bronşçuklardan kökenlenmiş tümörler ise daha ender görülür. Bronş kanserleri genellikle hiçbir pozisyonda röntgen incelemeleriyle ortaya çıkarılamaz. Teşhisi ancak bronkoskopi, bronkografi, balgamda ya da bronştan doğrudan doğruya alman salgıda habis hücre aranması gibi yöntemlerle konabilir Büyük tümörlerde su alma yöntemi ile teşhise gidilebilir. Giderek büyüyen tümörün gölgesini görmek mümkün olur, ama gölgenin büyümesini beklemek hatalıdır. Belirtileri: Öksürük, hafif göğüs ağrısı ve genel durum bozukluğu görülür. Öksürükle bol balgam gelmesi ve balgamda kan bulunması mümkündür. Hastada hafif ateş bulunabilir. Hasta çok çabuk yorulur ve zayıflar. Zayıflamanın nedensiz oluşu hastanın doktora gitmesi için yeterlidir. Akciğerlerde boşluk oluşumu başlar. Tümör büyüdükçe akciğer dokusuna yayılır ve önce bronşun bulunduğu parça üzerinde amfizeme, daralma artınca da akciğer büzülmesine neden olur. Hastalık ilerledikçe Hipokrat parmakları, koltuk altı lenf bezlerinde şişlik görülür. Daha ileri durumlarda ise, beyinde ve kemiklerde ikincil odaklar oluşur. Hastalığın bu durumunda kurtuluş yoktur. Tedavi: Bronşlardan başlayan kanserlerde bronkoskopi yapmadan tümörün ameliyatla alınıp alınamayacağı (Akciğerin çıkartılması) anlaşılamaz. Bronş tümörlerinde pnömektomi gerekir. Ameliyattan ötürü ölüm oranı yüzde 20'den azdır, ama ameliyat edilmeyen vakalarda ölüm oranı yüzde 100'dür. Tümör akciğer dokusunun içinde ve çevrede ise lobektomi (Akciğer lobunun çıkartılması) de yapılabilir. Pnömektomi ve lobektomi yapılan vakalarda beş yılı dolduran hasta çok azdır. Ameliyattan önce ışın tedavisi yapmanın hiçbir değeri yoktur. Ameliyat edilemeyen vakalarda ne ışın tedavisinin ne de ilaç tedavisinin etkisi olur. Ömür ancak biraz uzatılabilir ve bazı belirtiler hafifletilebilir. Işın tedavisi ilaç tedavisine tercih edilmelidir. Işın tedavisine başlanmadan da ilaç tedavisi uygulanmamalıdır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

.gif)
