| MS-multiple skleroz hastalığı belirtileri ve tedavisi |
|
|
Bunlardan en çok kabul gören görüş, birçok pataloğun desteklediği, MS 'in söz konusu miyelin kılıflara karşı oluşmuş antikorların gelişmesi ile ortaya çıkan bir "otoimmün hastalık" olduğudur. Bazı araştırmacılar ise miyelin kılıfın iltihabi bir reaksiyon sonucu sklerozise gitmesinin temelinde henüz keşfedilmeyen bir viral ajanın etkili olduğunu savunmaktadır. MS belirtileri; bireyden bireye hatta bireyin kendi hastalık seyri içinde bile farklılıklar göstermektedir. Bir tarafta veya bir ya da birden fazla ekstremitede güçsüzlük, duyu kaybı, uyuşukluk, bir gözde ağrılı görme kaybı veya bulanık görme, çift görme, idrar yapmada güçlük ve idrar kaçırma, konuşma bozuklukları yürüyüş ve denge bozuklukları, cinsel fonksiyon bozuklukları, yorgunluk, halsizlik gibi santral sinir sisteminin cerebrum (beyin), cerebellum (beyincik) ve medulla spinalis (omurilik) gibi kısımlarında meydana gelen hasarlar sonucu ortaya çıkan bulgular gözlemlenir. Söz konusu bu belirtiler hastalığın "atak" döneminde izlenir. Hastaların çoğunda 24-48 saat süren ataktan sonra bir aydan bir yıla kadar değişen sürede (hastalığın seyrine göre değişken) bir remisyon (iyileşme) dönemi görülmesi MS 'in en ayırıcı özelliğidir. Hastalık genel olarak 4 farklı klinik tablo ile karşımıza çıkar: 1) İyi huylu MS: Hafif ataklarla seyreden ve tam düzelmenin görüldüğü benign formdur. 2) Tekrarlayan düzelen tip MS: Tekrarlayan ataklar tam iyileşme ya da sekel ile sonuçlanmaktadır. 3) İkincîl ilerleyen tip MS: Başlangıcı "Tekrarlayan ve Düzelen" tip gibidir. Relapsing-Remitting MS'lilerin % 40-50'si ikincil ilerleyen tipe dönüşür. Tekrarlayan ataklar sonrası düzelme daha zorlaşabilir. Sekeller artabilir. 4) Birincil ilerleyen tip MS: Şiddetli ataklarla progressif bir şekilde seyreden en ağır klinik formdur. Hastaların yukarıda değinilen gruplara dağılımı hemen hemen homojen olmakla birlikte en sık görülen "Relapsing- Remitting" (tekrarlayan düzelen) tip MS'dir(%25). MS hakkında yanlış bilinen ya da bilinmeyen birkaç olgudan bahsedecek olursak; sanılanın aksine MS' in ölümcül bir hastalık olmadığını belirtmemiz gerekir. Yapılan araştırmalar ortalama yaşam süresi açısından MS'li bireyler ile sağlıklı kişiler arasında anlamlı bir fark olmadığını ortaya koymaktadır. Bir diğer önemli husus, MS'in kalıtsal bir hastalık olmadığı, fakat kalıtsal bir yatkınlığın da gözlemlendiği gerçeğidir. Vurgulanması gereken bir diğer nokta da hastalığın nasıl seyredeceği, atakların ne zaman çıkacağı ve ne kadar sürüp nasıl sonuçlanacağının önceden tahmin edilememesidir. Bu bağlamda MS hastaları mutlaka aydınlatılmalıdır. Multipl skleroz tedavisi
|

.gif)

MS genellikle gençlerde(20-40 yaş), kadınlarda erkeklerden daha sık olmak üzere her ırkta hemen hemen aynı oranda görülür ve demiyelinizan bozukluklar içinde en sık rastlanılandır.
Günümüzde nörolojik muayenenin ardından yapılan Manyetik Rezonans Görüntüleme verileri eşliğinde (sinir liflerinde miyelin kaybı, iltihabi reaksiyona bağlı skleroz gelişimi) MS hastalığına tanı konulmaktadır. Fakat MS hastalığının klinik seyrinin her hastada değişiklik göstermesi nedeniyle bir hasta için uygun olan bir tedavi diğeri için uygun olmadığından hastalığın radikal bir tedavisi yoktur. Yine de özellikle son yıllardaki çalışmalar neticesiyle hastalığın seyrini kısmen de olsa değiştirebilecek tedavi girişimleri bulunmaktadır. Atak dönemlerinde kortikosteroidlerle(metilprednizolon) desteklenen tedavi, remisyon döneminde ilerlemeyi durdurmaya yönelik interferon ve glatiramer asetat gibi ajanlarla sürdürülür. Progressif tipte hastaya ve belirtilerine özel çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. MS' de ortaya çıkan idrar kaçırma, cinsel fonksiyon bozuklukları, tremor, uykusuzluk, depresyon gibi şikâyetlere yönelik de semptomatik bir tedavi yaklaşımı söz konusudur.