|
Sedef Hastalığı veya bilimsel adıyla "Psoriasis", hakkında en çok konuşulan ve yalan yanlış yorumlar yapılan hastalıklardan bir tanesidir. Hekim olmayanlarca dahi tanınabilen klasik görüntüsü net sınırlı, hafif deriden kalkık, kırmı-zı-pembe bir zemin üzerinde gümüşi beyaz, irice kepekler şeklindedir. En başla vurgulanması gereken özellikleri, estetik bozukluk dışında yaşamı etkilememesi ve bulaşıcı olmamasıdır.
Toplumdaki sıklığı kesin bilinmemekle birlikte %l-3 civarında kabul edilmektedir. Erkeklerde ve kadınlarda eşit görülen hastalık genelde 10 yaş üzerinde daha sık görülmektedir. 10 yaşın altında çok seyrek, bebeklerde ender görülür.
Kesin nedeni belli olmayan hastalıkta ailevi geçiş ve kalıtımın rolü önemlidir. Yaklaşık olarak %60-70 kadarında kalıtımın etkisi olduğu düşünülmektedir fakat geriye kalan %30-40'ında hastalık tamamen bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır. İster kalıtım yoluyla aktarılsm, isterse de bağımsız olarak olsun kişilerde öncelikle varolan, hastalığa yatkın bir zemindir. Bu zemin üzerinde tetikleyici çevre faktörleri etkili olmaktadır ki bunların başında da yine %60 civarında bir oranla psikolojik (ruhsal) faktörler gelmektedir. Hastaların çoğunda hastalığın başlangıcından önce bir psikolojik sorun görüldüğü gibi, hastalığın ara alevlenmelerinde
de bu sorunlar etkili olabilmektedir. Bu sorunlar arasında en başta gelenler depresyon (ruhsal çöküntü), gerginlik, ani üzüntüler, heyecanlar (doğal afet, bir yakının kaybı vb), anne-çocuk iletişiminde bozukluk, sevgi eksikliği, sosyal çevre uyumsuzluğu gibi ruhsal nedenlerdir. Bunun dışında, daha az etkili olmakla birlikte bazı hastalarda vücutta yerleşik mikrobik odaklar hastalığın başlamasında ve alevlenmesinde etkili olabilmektedir. Bir başka tetikleyici faktör de deriye dışardan yapılan zedeleyici darbelerdir, bunlar çarpma, vurma, yanık, kesme veya daha basit olarak kaşıma gibi nedenler olabilir. Bu darbe alanlarında yeni sedef belirtileri çıkabilir.
Hastalık özellikle sık çarpılan, vurulan, zedelenen bölgeleri sever, en çok diz, dirsek, saçlı deri gibi alanlarda yerleşir. Bu bölgeleri gövde, kol ve bacakların diğer alanları izler. Koltuk altı, kasık vb. büklüm yerlerinde seyrek yerleşir. Derinin açık alanlarındaki tipik olan görüntü, kırmızı ve deriden kabarık net sınırlı alan üstünde yerleşik, beyaz kepekli belirtilerdir. Saçlı deride de benzer bir görüntü yapar, fakat saçlardan görülmesi zordur ve bu alanda karışabileceği başka hastalıklar da vardır. Saçlı deride yerleşiminde saçlara zarar vermez, dökülmeye neden olmaz. Avuç içi ve «yak tabanlarında belirtilerin kalınlığı artar ve görüntüleri değişerek nasırımsı bir görüntü alabilirler, bu yerleşimde mantar hastalıkları ve bazı ekzemalarla çok karışırlar. Büklüm yerlerinde yerleştiğinde ise sürtünme ve nemden dolayı kepekler dökülür, yalnızca kızarık ve hafif kabarık bir zemin görünür. Bu bölgelerde de mantar hastalıkları ve pişiklerle çok karışır. Hastalık bazen tırnaklarda da yerleşebilir, tırnaklarda çukurcuklar, mantar hastalığında görülene çok benzer şekil ve renk bozuklukları görülebilir. Kaşıntı sedef hastalığının tipik belirtisi değilse de, çoğu hastanın değişik derecelerde kaşıntı yakınması bulunur.
Hastalığın en çok görülen tipik şeklinde görüntü bozukluğu dışında sorun olmaz. Hastalık yaşam süresini etkilemediği gibi ağrı vb. yakınma da yapmaz. Çok seyrek görülen bazı tipleri zaman zaman sorun yaratabilir. Bunlardan bir tanesi. |