Yüksek tansiyon PDF

Kan damarlarının içerisinde dolaşımın sağlanması için bir basınç gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına hipertansiyon denir. Hipertansiyon için kullanılan diğer bir isim ise, YÜKSEK TANSİYON'dur.

Kan basıncı ölçülürken 2 kan basıncı değerine bakılır:

  • Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı)
  • Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı)

Kalbin kasılması (sistol) sırasında ölçülen kan basıncı, büyük tansiyon, kalbin gevşemesi (diyastol) esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur.

Normal ve yüksek kan basıncı değerleri

Küçük tansiyon diye sözü edilen diyastolik kan basıncın 90 mm Hg'nin, büyük tansiyon ya da sistolik kan basıncının ise 140 mm Hg 'nin altında olmasına "normal tansiyon" denir. Büyük tansiyonu 140 mmHg'nın, küçük tansiyonu 90 mmHg'nın üzerinde olan kişiler "yüksek tansiyonlu" ya da "hipertansiyonlu" olarak nitelendirilir. Gerek büyük tansiyon gerekse de küçük tansiyonun normalden yüksek olması önemlidir. Bu konu unutulmamalıdır. Bazı hastalar küçük tansiyondaki yüksekliği önemsememektedir; bu çok yanlıştır.

Yüksek tansiyon belirtileri nelerdir?

Yüksek tansiyon çoğu zaman belirti vermez. Bu sebeple dikkatli olmakta ve belli aralıklarla ölçüm yaptırmakta fayda vardır.

Özellikle ailesinde yüksek tansiyon hikayesi olanlar, 40 yaşından yaşlılar, şişman kişiler, şeker hastaları ve gebelerin daha sık aralıklarla ölçüm yaptırmaları çok faydalı olur.

Zaman zaman ense kökünde şiddetli zonklayıcı tarzda baş ağrısı, bulantı-kusma, burun kanaması, uyuşukluk, yorgunluk, endişe, tatlıya düşkünlük, kulak çınlaması, bulanık görme, fazla idrar çıkarma gibi belirtiler hipertansiyon belirtisi olabilir. Bu şikayetleri olan kişiler tansiyon ölçümü yaptırmalıdırlar.

Alkol tüketimi:
Alkol kullananlarda hipertansiyon görülme sıklığı artar.

Stres:
Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Yüksek tansiyon daha
çok kimlerde görülür?

Yüksek tansiyon riskini arttıran bir çok faktör söz konusudur:

Yaş:
Yüksek tansiyon görülme oranı ilerleyen yaşla birlikte artar. Buna karşın tansiyon yüksekliği genellikle ilk olarak 35-50 yaşlarında saptanır.

Cinsiyet:
50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 50-55 yaş grubunda görülme sıklığı eşitlenir. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.

Kalıtım:
Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık %60'ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur.

Şişmanlık (Obezite):
Şişmanların (vücut kitle indexi > 25kg/m2 ) yaklaşık %55'inde yüksek tansiyon görülmektedir.

Şeker hastalığı:
Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır.

Aşırı tuz tüketimi:
Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.
Fiziksel aktivitenin azlığı: Hipertansiyon görülme olasılığını arttırır.

Omron M2 Compact Dijital Tansiyon Aleti Koldan (Yeni)
Omron M2 Compact Dijital Tansiyon Aleti Koldan (Yeni)

[ M2 ]
Liste Fiyatı : 95.00 TL
İndirimli Özel Fiyat : 74.00 TL

Jintong Tansiyon Dengeleyici Bileklik
Jintong Tansiyon Dengeleyici Bileklik

[ Jintong ]
Liste Fiyatı : 199.00 TL
İndirimli Özel Fiyat : 199.00 TL

Yüksek tansiyon
gelişiminde tuzun ve
böbreklerin önemi

Yüksek tansiyon gelişiminde, tuzun çok büyük önemi vardır. Bazı insanlarda, böbreğin tuz atma kapasitesi sınırlı olabilir ve gereğinden fazla tuz alınması, yüksek tansiyonun ortaya çıkmasına veya yüksek tansiyonun tedavisinde başarısızlığa yol açabilir.

Çok az tuz tüketen toplumlarda, ortalama kan basıncı daha düşüktür ve hipertansiyona çok az rastlanır.

Böbreklerin yüksek tansiyon gelişimindeki rolü çok önemlidir. Yüksek tansiyon olan bir hastada, % 5 olasılıkla bir böbrek hastalığı vardır. Bu nedenle, tüm yüksek tansiyonlu hastalar böbrek hastalıkları yönünden incelenmelidir. Bu amaçla, basit bir idrar incelemesi bile çoğu zaman yeterlidir. Yüksek tansiyon olan bir hastada, böbrek hastalığının saptanması, böbrek hastalığının erken tanısına ve tedavisine de olanak sağlar.

Yüksek tansiyonun
vücuda verdiği zararlar
nelerdir?

Evimizdeki musluklara suyu taşıyan su borularındaki gibi bir basınç, tüm damarlarda mevcuttur. Nasıl su borularında basınç artışı, tıkanma ve patlamalara yol açarsa, yüksek tansiyon da damarlarda yırtılmalarla beraber kanamalara yol açar. Yüksek tansiyondan en çok etkilenen organlar; kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ve gözlerdir. Yüksek tansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Yüksek tansiyonun vücuda verdiği başlıca zararlar, aşağıda özetlenmiştir:

  1. Kalp yetersizliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma (koroner arter darlığı), kalbi besleyen damarlarda tıkanma (kalp krizi)
  2. Beyin kanaması, felç, beyin damarlarında daralma ve tıkanma
  3. Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma
  4. Görme azalması ve körlük
  5. Büyük atardamarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, bu damarlarda tıkanma. Bunların sonucu, gangren veya ani kanamalara bağlı ölüm gelişebilir.

Yüksek tansiyon zamanında teşhis edilip, uygun şekilde tedavi edilirse, yukarıda sayılan hastalıklar ve bunlara bağlı ölümler önlenebilir.

Yüksek tansiyonlu bir
hasta nasıl tedavi edilebilir

Yüksek tansiyonun tedavisinde, ilacın yanı sıra, alınacak genel önlemler de büyük önem taşımaktadır. Yüksek tansiyon oluşumunda rol oynayan etkenlerden bir kısmı, elinizde olmayan etkenlerdir. Örneğin, kalıtsal özellikleriniz, cinsiyetiniz, yaşınız konusunda yapabileceğiniz birşey yoktur.

Ancak aşırı kilolarınızın giderilmesi, sigaranın bırakılması, aşırı gerginlikten ve stresten uzak kalmanız, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yüksek dozda alkol ve tuz alımının kısıtlanması, elinizde olan ve yüksek tansiyon tedavisinde büyük önem taşıyan genel önlemlerdir.

Kan basıncı tüm bu önlemlere karşın yüksekse, ilaç tedavisi gerekmektedir. Yüksek tansiyon saptanan bir hastanın hangi ilaçtan daha çok yararlanabileceği, mutlaka hekim tarafından belirlenmelidir.

Gelişigüzel, eczaneden alınan veya başkasının tavsiye edeceği ilacı kullanmanız size yarardan çok zarar getirecektir. Tedavide başarılı olmak için en önemli etken, ilacın önerilen dozda, zamanında ve düzenli olarak alınmasıdır. Bazı hastalar, tansiyonlarının yükseldiğini sandıkları anda ya da yaptırdıkları ölçüm sırasında yüksek bulunduğu zaman ilaç almaktadır.
Yüksek tansiyon hastası, sadece kendini kötü hissettiğinde ya da tansiyonu yüksek bulunduğunda ilaç almasının ileride zararlı olacağını bilmelidir.

Kendini sağlıklı hisseden, hiçbir yakınması olmayan bir hastanın her gün ilaç alması, güç gelebilir.

Ancak düzenli ilaç kullanmanızın sizi daha kötü sonuçlardan koruyacağı, kanıtlanmış bir gerçektir.

Tedavi sırasında uyulması gereken kurallar

Önceden kesinlikle karar verilmesi gereken bir konu vardır: "Tansiyon ilaçları genellikle ömür boyu kullanılır". Hekim önermeden miktarı değiştirilmez, terk edilemez ve başka ilaca geçilmez. Hiçbir tansiyonlu diğerine benzemeyeceği için "Elif hanıma" çok iyi gelen "Ayşe hanımı" daha da hasta edebilir. En iyisi tansiyonla iyi geçinmeli ve ilaç ile arkadaş olmalıdır.

Hergün ilaç almak gerçekten zor bir iştir. Özellikle unutkanlık, sonraları da bıkkınlık, düzenli ilaç alınmasını önlemektedir. Tedavide başarılı olmak için en önemli etken ilacın önerilen dozda ve zamanında alınmasıdır. Şayet ilaca bağlı yan etkiler ortaya çıkarsa ya da ilaç sizi rahatsız ediyorsa, hekiminize bunları hemen bildirin.

Doğru ilaç alımı, düzenli bir tansiyon takibiyle desteklenmelidir. Tansiyon tedavisinde uygun ilacın uygun miktarının bulunması için, birkaç defa ilaç değişikliği yapılabilir

Unutulmamalıdır ki, tansiyon yüksekliği için alınan önlemler yaşam boyu devam edecektir

 
< Önceki